Ekim 25, 2009
· Kategori: Hatunsal Vızıklamalar · Tagged aşk, kanatlarım yok benim, korku
aşık değilim sevgilim, üzgünüm
olmak isterdim belki bir zamanlar
şimdi ise, gözlerimi kapatıyorum
zamanın geçip giderken çıkardığı sesleri dinliyorum
mutfaktan gelen çayın fokurtusu
salona vuran güneş
kocaman güzel kahvaltılar
yine de aşık değilim sevgilim sana
gözlerimi kapatıyorum
ve yepyeni bir aşkı diliyorum
…

bir gün eve geldiğinizde, belki güzel bir sonbahar akşamında, mutfakta kaynayan çayın fokurtusu eşliğinde, güzel büyük tahta bir masanın üzerindeki cam bir kavanoz içinde, daha önce hiç görmediğiniz o cam kavanoz içindeki beyaz çiçeklerin arasında yukarıdaki notu bulsanız, sessizliğin içinde dursanız, etrafınıza baksanız, kimseyi göremeseniz, otursanız masanıza tek başınıza, bir damla gözyaşı süzülse gözlerinizden, bu acıklı hikayenin acılar içindeki kahramanını kendiniz sanırdınız herhalde..
üzgünüm ama değilsiniz, hiç almadığınız beyaz çiçekler yüzünden göremediğiniz vazonuz kadar masum olan tek şey sizi terkedip gidenler..
her kadın her daim aşık olmaya hazırdır, mesele aşık edebilmekte, mesele kancalar, ipler kullanmadan görünmez bağlarla bağlanabilmekte, mesele korkmamakta, mesele güvenebilmekte, mesela boğulmamakta..
boğulacağım korkusudur dibe gidişi hızlandıran, boğulacağım korkusudur boğulmaktan sizi kurtaramayacak olan…
sonsuz mutluluklar dilenecek hepinize teker teker bir başınıza hayatınızda, ama şimdilik her zaman dediğim gibi “iyi eğlenceler hayatım” ..
öptüm gutbay
fotoğraf : Blindfolded by Laurence
http://www.flickr.com/photos/laurencephilomene/3513377437/in/photostream/
Eylül 22, 2009
· Kategori: "Random" Vızıklamalar · Tagged kader
kader ne ola
eti var mı
yağı var mı
göbeği var mı kaderin
ya da bir böbreği
darda kalsa ata biner mi dersiniz
ya da zorda kalsa adam yer mi
yalandan bir şeysin sen sanki kader
biraz kaypak gibisin
şekerden yapılma gibi
istersem yiyip bitireceğim
istersem bir köşede saklayıp, ziyarete gelenlere göstereceğim gururla, bakın işte kader diyeceğim
gözüme gözükme kader, yiyip bitiririm seni

fotoğraf : http://www.flickr.com/photos/dark-o/542653489/
Eylül 22, 2009
· Kategori: "Random" Vızıklamalar · Tagged fal
bu kadar çok dilememiştim yazabilmeyi
yazamamak da güzelmiş meğer
yazabilince anladım
kırılan kalbin gibi olansa da üzülmek heptenmiş meğer
birileri kırıldı bugün, dün, ondan önceki gün
ve kırılmaya devam edecek bugün, yarın, ondan sonraki gün
belki bu hafta, önümüzdeki ve ondan da önümüzdeki haftaya kadar
ama her zaman 3 vakte kadardır gözyaşı
ister sevinç için dökülsün, ister üzüntüden

fotoğraf : http://www.flickr.com/photos/15352332@N06/3776548293/
Eylül 22, 2009
· Kategori: Hatunsal Vızıklamalar · Tagged aşk, büyüklere masallar
bu kaçıncı bilmiyorum ama artık yoruldum biliyorum
ben nasıl böyle olduğumu ne zaman nefretle dolduğumu
anlamıyorum halimden nasıl da mutlu olduğumu
yazık bana, yazık sana, yazık onca yaşanan yıllara
yeter bana …
bıdır bıdır bişeyler işte, zardanadam’dan “kalbim yok” …
yok değil aslında, hepimizin var birer kalbi, bir yerlerden geçerken düşürüp unuttuğumuz, geriye dönmeye cesaret edemediğimiz
belki çok karanlıktır o köşeler dönemeyiz geri
belki çok yakındır köşeler, yarın döner alırım diyecek kadar
belki farkında değilizdir hangi köşeyi dönerken düşürdüğümüzün
belki lazım değildir bu saatten sonra bize birer kalp
belki unutmuşuzdur çoktan bir zamanlar bizim de bir tane olduğunu

olasılıklar dünyasında yaşıyoruz
elimize bir iğne batıp, uykuya dalabiliriz her an
belki uyuruz sonsuza değin, belki gelir bir beyaz atlı, dürter “hanım kalk, karnım acıktı” diye
fotoğraf ; http://www.flickr.com/photos/dipanna/770696474/
Eylül 18, 2009
· Kategori: "Random" Vızıklamalar · Tagged boşvermek
Kasım’a daha çok var aslında
Gelsin mi gelmesin mi
İstiyor muyum istemiyor muyum
Ya motivasyonumu yeniden kazanacağım bir ay olacak

Ya da sk*me kadar
fotoğraf : http://www.flickr.com/photos/agent_of_chaos/3047711754/
Eylül 18, 2009
· Kategori: Hatunsal Vızıklamalar · Tagged büyümek, bencillik, mutluluk, yazamamak, yazıyorum
Öyle böyle ya da şöyle
Yazamamak kötüymüş
Yazamamak fenaymış
Yazamamak güzelmiş

ya benim kalbimdir kırık olan ya da kalbim gibi biri olan..kırılınca yazarım çünkü, sözcüklerim parçaları bir araya getirsin diye..
büyüdük ama
ben de büyüdüm
kalbim de büyüdü
kalbim gibi olanlar da
neye üzülüp neye sevineceğimizi daha iyi biliyoruz artık
gözümüzden damlalar daha zor düşüyor artık
geçmişi kurcalamayı bıraktık çoktan
kaostayız aslında hala ama fırtınanın gözüne sığınmayı öğrendik
bizi mutlu eden şeyleri bir çırpıda söyleyebiliyoruz artık
mutluluğu daha iyi anladık çünkü
mutlu olunmazmış meğer, mutlu edilirmiş insanlar
bizi mutlu eden ne varsa, kalıplara, önyargılara takılmadan mutlu edilmeyi hakkettiğimizi öğrendik
belki mutlu edemedik ama
belki benciliz ama
biz mutlu edilmeyi öğrendik
Ağustos 31, 2009
· Kategori: Hatunsal Vızıklamalar · Tagged çilek püresi, betimleme, bugün, elveda
aşağıdaki yazıyı yazalı bir seneden uzun zaman geçmiş, demek ki artık post edebilirim, zira çoktan küflendi, zira artık sadece bir betimleme, bir zamanlar çalmak istediğim kalemleri anlattığım gibi anlatabildiğim
öptüm gutbay elveda

hiç duymacağın sözcükler bunlar
duysan da dinleyemeceğin, bir kulağından girip diğerinden çıkacak, yine kendi bildiğini okumaya devam edeceğin türden…
kafanda yarattığın şeylere göre devam edeceğin..
sen okuma o zaman
hiç bi zaman da dinleme
ben yazarım
kimse de bilmez
kimse de duymaz
bayım, ben bugün sizi çok özledim
yine herhangi bir sabah gibi uyandım
yine yoktunuz
uzaklarda kimbilir kaçıncı uykunuzdayken siz
ben dışarıdan gelen sesleri dalga seslerine benzeterek, bir sofra kurdum size o denizin kenarında..
kocaman büyük bir kahvaltı sofrası
oturup denize bakarak kahvaltı edelim diye
yada siz denize bakarken, ben size bakayım diye
kır evinin verandasındaki rüzgar gülü gibiyim
denizden uzak
senden uzak
o masadan çok uzak
rüyamda topladıgım renkli deniz yıldızlarından sa.. onlar zaten hiç varolmamıştı..
aslında rüzgarın bile gülü değilim..
dalga geçip durduğum, seninse inadına kullandığın, “gülüm”se hiç değilim
bugün çok özledim işte ben seni
burda olsan da gülüm desen
ya hayatım diye vızıklasan
biraz egoculuk oynasak
kimseye göstermediğin o çilek püresi olsan yine
bii tek bana olsan
bi tek ben bilsem
evet belki bi tek ben biliyorum ama
arasam da bulamadıktan sonra bilmek neye yarar diyorum kendime
yüzümü döküyorum küçük kızlar gibi
bırakamayıorum üzülmeyi
yalnız benmişim gibi
unutan sevilmeyi