aşık değilim, olamam

aşık değilim sevgilim, üzgünüm

olmak isterdim belki bir zamanlar

şimdi ise, gözlerimi kapatıyorum

zamanın geçip giderken çıkardığı sesleri dinliyorum

mutfaktan gelen çayın fokurtusu

salona vuran güneş

kocaman güzel kahvaltılar

yine de aşık değilim sevgilim sana

gözlerimi kapatıyorum

ve yepyeni bir aşkı diliyorum

Blindfolded by laurance

bir gün eve geldiğinizde, belki güzel bir sonbahar akşamında, mutfakta kaynayan çayın fokurtusu eşliğinde, güzel büyük tahta bir masanın üzerindeki cam bir kavanoz içinde, daha önce hiç görmediğiniz o cam kavanoz içindeki beyaz çiçeklerin arasında yukarıdaki notu bulsanız, sessizliğin içinde dursanız, etrafınıza baksanız, kimseyi göremeseniz, otursanız masanıza tek başınıza, bir damla gözyaşı süzülse gözlerinizden, bu acıklı hikayenin acılar içindeki kahramanını kendiniz sanırdınız herhalde..
üzgünüm ama değilsiniz, hiç almadığınız beyaz çiçekler yüzünden göremediğiniz vazonuz kadar masum olan tek şey sizi terkedip gidenler..
her kadın her daim aşık olmaya hazırdır, mesele aşık edebilmekte, mesele kancalar, ipler kullanmadan görünmez bağlarla bağlanabilmekte, mesele korkmamakta, mesele güvenebilmekte, mesela boğulmamakta..

boğulacağım korkusudur dibe gidişi hızlandıran, boğulacağım korkusudur boğulmaktan sizi kurtaramayacak olan…

sonsuz mutluluklar dilenecek hepinize teker teker bir başınıza hayatınızda, ama şimdilik her zaman dediğim gibi “iyi eğlenceler hayatım” ..
öptüm gutbay :)

fotoğraf : Blindfolded by Laurence
http://www.flickr.com/photos/laurencephilomene/3513377437/in/photostream/

Yorumlar (2) »

kader

kader ne ola

eti var mı

yağı var mı

göbeği var mı kaderin

ya da bir böbreği

darda kalsa ata biner mi dersiniz

ya da zorda kalsa adam yer mi

yalandan bir şeysin sen sanki kader

biraz kaypak gibisin

şekerden yapılma gibi

istersem yiyip bitireceğim

istersem bir köşede saklayıp, ziyarete gelenlere göstereceğim gururla, bakın işte kader diyeceğim

gözüme gözükme kader, yiyip bitiririm seni

faith

fotoğraf : http://www.flickr.com/photos/dark-o/542653489/

Yorum bırakın »

dilekli fal

bu kadar çok dilememiştim yazabilmeyi

yazamamak da güzelmiş meğer

yazabilince anladım

kırılan kalbin gibi olansa da üzülmek heptenmiş meğer

birileri kırıldı bugün, dün, ondan önceki gün

ve kırılmaya devam edecek bugün, yarın, ondan sonraki gün

belki bu hafta, önümüzdeki ve ondan da önümüzdeki haftaya kadar

ama her zaman 3 vakte kadardır gözyaşı

ister sevinç için dökülsün, ister üzüntüden

fal

fotoğraf : http://www.flickr.com/photos/15352332@N06/3776548293/

Yorum bırakın »

bir düş gördüm sanki, belki de kedidir ..

bu kaçıncı bilmiyorum ama artık yoruldum biliyorum

ben nasıl böyle olduğumu ne zaman nefretle dolduğumu

anlamıyorum halimden nasıl da mutlu olduğumu

yazık bana, yazık sana, yazık onca yaşanan yıllara

yeter bana …

bıdır bıdır bişeyler işte, zardanadam’dan “kalbim yok” …

yok değil aslında, hepimizin var birer kalbi, bir yerlerden geçerken düşürüp unuttuğumuz, geriye dönmeye cesaret edemediğimiz

belki çok karanlıktır o köşeler dönemeyiz geri

belki çok yakındır köşeler, yarın döner alırım diyecek kadar

belki farkında değilizdir hangi köşeyi dönerken düşürdüğümüzün

belki lazım değildir bu saatten sonra bize birer kalp

belki unutmuşuzdur çoktan bir zamanlar bizim de bir tane olduğunu

queenofhearths

olasılıklar dünyasında yaşıyoruz

elimize bir iğne batıp, uykuya dalabiliriz her an

belki uyuruz sonsuza değin, belki gelir bir beyaz atlı, dürter “hanım kalk, karnım acıktı” diye

fotoğraf ; http://www.flickr.com/photos/dipanna/770696474/

Yorum bırakın »

Kasım

Kasım’a daha çok var aslında

Gelsin mi gelmesin mi

İstiyor muyum istemiyor muyum

Ya motivasyonumu yeniden kazanacağım bir ay olacak

giveup

Ya da sk*me kadar

fotoğraf : http://www.flickr.com/photos/agent_of_chaos/3047711754/

Yorum bırakın »

Eylül geldi, içim Mayıs

Öyle böyle ya da şöyle

Yazamamak kötüymüş

Yazamamak fenaymış

Yazamamak güzelmiş

writing

ya benim kalbimdir kırık olan ya da kalbim gibi biri olan..kırılınca yazarım çünkü, sözcüklerim parçaları bir araya getirsin diye..

büyüdük ama

ben de büyüdüm

kalbim de büyüdü

kalbim gibi olanlar da

neye üzülüp neye sevineceğimizi daha iyi biliyoruz artık

gözümüzden damlalar daha zor düşüyor artık

geçmişi kurcalamayı bıraktık çoktan

kaostayız aslında hala ama fırtınanın gözüne sığınmayı öğrendik

bizi mutlu eden şeyleri bir çırpıda söyleyebiliyoruz artık

mutluluğu daha iyi anladık çünkü

mutlu olunmazmış meğer, mutlu edilirmiş insanlar

bizi mutlu eden ne varsa, kalıplara, önyargılara takılmadan mutlu edilmeyi hakkettiğimizi öğrendik

belki mutlu edemedik ama

belki benciliz ama

biz mutlu edilmeyi öğrendik

Yorum bırakın »

bugün dü aslında ama o bir elveda :)

aşağıdaki yazıyı yazalı bir seneden uzun zaman geçmiş, demek ki artık post edebilirim, zira çoktan küflendi, zira artık sadece bir betimleme, bir zamanlar çalmak istediğim kalemleri anlattığım gibi anlatabildiğim :) öptüm gutbay elveda ;)

sofra

hiç duymacağın sözcükler bunlar
duysan da dinleyemeceğin, bir kulağından girip diğerinden çıkacak, yine kendi bildiğini okumaya devam edeceğin türden…
kafanda yarattığın şeylere göre devam edeceğin..
sen okuma o zaman
hiç bi zaman da dinleme
ben yazarım
kimse de bilmez
kimse de duymaz

bayım, ben bugün sizi çok özledim
yine herhangi bir sabah gibi uyandım
yine yoktunuz
uzaklarda kimbilir kaçıncı uykunuzdayken siz
ben dışarıdan gelen sesleri dalga seslerine benzeterek, bir sofra kurdum size o denizin kenarında..
kocaman büyük bir kahvaltı sofrası
oturup denize bakarak kahvaltı edelim diye
yada siz denize bakarken, ben size bakayım diye

kır evinin verandasındaki rüzgar gülü gibiyim
denizden uzak
senden uzak
o masadan çok uzak
rüyamda topladıgım renkli deniz yıldızlarından sa.. onlar zaten hiç varolmamıştı..

aslında rüzgarın bile gülü değilim..
dalga geçip durduğum, seninse inadına kullandığın, “gülüm”se hiç değilim

bugün çok özledim işte ben seni
burda olsan da gülüm desen
ya hayatım diye vızıklasan
biraz egoculuk oynasak
kimseye göstermediğin o çilek püresi olsan yine
bii tek bana olsan
bi tek ben bilsem
evet belki bi tek ben biliyorum ama
arasam da bulamadıktan sonra bilmek neye yarar diyorum kendime

yüzümü döküyorum küçük kızlar gibi
bırakamayıorum üzülmeyi
yalnız benmişim gibi
unutan sevilmeyi

Yorum bırakın »